break (someone) - Turc Anglais Dictionnaire

break (someone)

Sens de "break (someone)" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 9 résultat(s)

Anglais Turc
Colloquial
break (someone) v. (birini) mahvetmek
The other form of torture quite clearly seeks to destroy and break people.
İşkencenin diğer biçimi ise oldukça açık bir şekilde insanları yok etmeyi ve mahvetmeyi amaçlamaktadır.

More Sentences
break (someone) v. (birini) alt etmek
break (someone) v. (birini) yenmek
break (someone) v. (birinin) canına okumak
break (someone) v. (birini) yok etmek
break (someone) v. (birini) rezil etmek
break (someone) v. (birinin) gururunu kırmak
break (someone) v. (birini) bozum etmek
break (someone) v. (birini) yerin dibine sokmak

Sens de "break (someone)" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
break someone's nose v. burnunu kırmak
General
break away with someone v. ipleri koparmak
break someone's heart v. birisinin kalbini kırmak
break someone's window v. (birinin evinin/odasının vb) camını kırmak
break someone's window v. birinin penceresini kırmak
break someone's window v. pencere camını kırmak
break someone's heart v. birisini kırmak
break someone's heart v. birini kırmak
break up with someone v. birinden ayrılmak
Phrasals
break something to someone v. (birine) kötü bir haberi vermek/söylemek
break (something) to (someone) v. (birine) kötü bir haberi vermek/söylemek
break someone or something of something v. birine/bir şeye bir şeyi/alışkanlığı bıraktırmak
break with someone v. (biriyle) ilişkisini kesmek/sonlandırmak
break with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilişkisini kesmek
break someone or something of something v. birine/bir şeye bir şeyi bıraktırmak
break off (with someone) v. (birinden/biriyle) kopmak
break someone up v. biriyle ilişkisini kesmek/bitirmek/sonlandırmak
break with someone v. (biriyle) ilişkisini sona erdirmek
break someone or something of something v. birini/bir şeyi bir şeyden vazgeçirmek
break off (with someone) v. (biriyle) ilişkisini kesmek/sonlandırmak
break through (to someone or something) v. yarıp geçerek (birine/bir şeye) ulaşmak
break with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) ayrılmak
break off (with someone) v. (biriyle) ilişkisini sona erdirmek
break in on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yarıda kesmek
break with someone v. (biriyle) ayrılmak
break in on (someone or something) v. (birilerinin/bir şeyin) arasına dalmak/girmek
break through (to someone or something) v. bir şeyi kırıp (birine/bir şeye) ulaşmak
break someone of something v. birini bir şeyden/alışkanlıktan vazgeçirmek
break through (to someone or something) v. delip geçip (birine/bir şeye) ulaşmak
break off (with someone) v. (birinden) ayrılmak
break off (with someone) v. (biriyle) yollarını ayırmak
break with someone v. (biriyle) yollarını ayırmak
break with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) uzaklaşmak
break with someone v. (birinden) ayrılmak
break someone up v. birinden ayrılmak
break someone of something v. birine bir şeyi/alışkanlığı bıraktırmak
break someone or something of something v. birini/bir şeyi bir şeyden/alışkanlıktan kurtarmak
break someone of something v. birini bir şeyden/alışkanlıktan kurtarmak
break with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) bağını koparmak
break with someone v. (birinden/biriyle) kopmak
break for (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru fırlamak
break for (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru koşmak
break in on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bölmek
break someone or something of something v. birini/bir şeyi bir şeyden/alışkanlıktan vazgeçirmek
break off (with someone) v. (biriyle) ayrılmak
break through (to someone or something) v. hattı kırıp geçerek (birine/bir şeye) ulaşmak
break through (to someone or something) v. engeli aşıp (birine/bir şeye) ulaşmak
Colloquial
break someone's stones v. birisine şaka yapmak
break someone's stones v. birisinin canına okumak
break someone's stones v. birisiyle dalga geçmek
break someone's stones v. birisiyle kafa bulmak
Idioms
break someone's heart v. birinin kalbini kırmak
break someone's back v. belini bükmek
break someone’s heart v. karşısındakini incitmek
break someone’s heart v. kalbini kırmak
break faith with someone v. desteğini çekmek
give someone an even break v. eşit şans vermek
break someone's fall v. düşüşünü hafifletmek
cut someone a break v. birisinin üzerine gitmemek
cut someone a break v. birisini rahat bırakmak
break someone in v. birini bir iş için yetiştirmek
break someone in v. birini bir şeye alıştırmak
break it to someone v. birine kötü bir haber vermek
break someone's serve v. (tenis gibi sporlarda) (rakibinin) servisini kırmak
break someone's serve v. rakibinin servis attığı oyunu almak
break (someone's) serve v. (teniste) (rakibinin) servisini kırmak
break (someone's) serve v. rakibinin servis attığı oyunu almak
break it (to someone) gently v. (birine) kötü bir haberi alıştıra alıştıra söylemek
break it (to someone) gently v. (birine) kötü bir haberi alıştıra alıştıra vermek
break loose from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) kurtulmak
break faith with (someone or something) v. (birine/bir şeye) verdiği sözü yerine getirememek
break bread with (someone) v. (biriyle) ekmeğini paylaşmak
break faith with (someone or something) v. (birine/bir şeye) karşı sözünü tutmamak
break bread with (someone) v. (biriyle) yemek yemek
break loose from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) kaçmak
break faith with (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yarı yolda bırakmak
break loose from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) etkisinden kurtulmak
break faith with (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) güvenini kırmak
break someone's heart v. birini incitmek
break someone's heart v. birinin kalbini kırmak
break loose from (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) baskısından kurtulmak
break someone's heart v. birini kırmak/üzmek
break loose from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) sıyrılmak
break someone down v. birinin ağzından zorla laf almak
break someone down v. birini zorla konuşturmak
break someone down v. birinin açılmasını sağlamak
break someone down v. birine zorla bildiklerini söyletmek
break someone down v. birinin ötmesini sağlamak
break someone down v. birinin çözülmesini sağlamak
break someone down v. birinin sırları vermesini sağlamak
break ties with someone v. biriyle ipleri koparmak
break ties with someone v. ilişkisini kesmek
give someone a break v. birine bir şans tanımak
give someone a break v. birine bir şans/fırsat vermek
make a break for (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru fırlamak
make a clean break (from/with someone or something) v. (birini/bir şeyi) geçmişte bırakmak
make a clean break (from/with someone or something) v. (birini/bir şeyi) geride bırakmak
make a break for (someone or something) v. (birine/bir şeye) koşmak
make a clean break (from/with someone or something) v. (biri/bir şey) defterini kapamak
make a break for (someone or something) v. hızla (birine/bir şeye) gitmek
make a break for (someone or something) v. fırlayıp (birine/bir şeye) doğru koşmak
Speaking
not break the line of sight with someone v. gözünü birisinden ayırmamak
Slang
break someone's balls v. birisinin canına okumak
break someone's balls v. birisiyle dalga geçmek
break someone's balls v. birisiyle kafa bulmak
break someone's balls v. birisine şaka yapmak
break someone's pockets v. pahalıya mal olmak
break (someone's) balls v. (birini) gır gıra almak
break someone's balls v. bastırmak
break someone's balls v. ezmek
break (someone's) balls v. (birini) sıkıştırmak
break someone’s balls v. çok iş yüklemek
break someone’s balls v. defterini dürmek
break (someone's) balls v. (birine) zor anlar yaşatmak
break someone’s balls v. canına okumak
break (someone's) stones v. duman etmek
break (someone's) stones v. çok iş yüklemek
break (someone's) balls v. (birini) alaya almak
break someone’s balls v. canından bezdirecek kadar/eşek gibi çalıştırmak
break (someone's) balls v. gebertmek
break someone’s balls v. oymak
break (someone's) balls v. kök söktürmek
break someone’s balls v. haşatını çıkarmak
break (someone's) stones v. haşat etmek
break (someone's) balls v. duman etmek
break (someone's) balls v. defterini dürmek
break (someone's) balls v. (birinin) üzerine/üstüne gitmek
break (someone's) balls v. haşatını çıkarmak
break (someone's) stones v. defterini dürmek
break someone's balls v. sindirmek
break (someone's) balls v. oymak
break (someone's) stones v. ağzına sıçmak
break (someone's) balls v. (birini) makaraya almak
break (someone's) balls v. zıbartmak
break (someone's) stones v. canına okumak
break (someone's) balls v. (birine) güçlük çıkarmak
break (someone's) balls v. (biriyle) taşak/dalga geçmek
break (someone's) balls v. haşat etmek
break (someone's) stones v. haşatını çıkarmak
break (someone's) stones v. oymak
break (someone's) stones v. çırasını yakmak
break (someone's) balls v. çok iş yüklemek
break (someone's) balls v. çırasını yakmak
break someone’s balls v. duman etmek
break (someone's) balls v. (birine) takılmak
break (someone's) balls v. canından bezdirecek kadar/eşek gibi çalıştırmak
break (someone's) balls v. (birine) takmak
break someone’s balls v. haşat etmek
break (someone's) stones v. silindir gibi ezmek
break (someone's) balls v. canına okumak